Birçoğumuz onu tanımıyoruz ama 50 yıl önce dünyayı değiştirdi! ‘Bizim çok önemli olmadığımızı düşünüyorlardı’

Martin Cooper, 3 Nisan 1973 günü tarihe geçti.

Motorola şirketinde mühendis olan Cooper, o sırada New York’un Manhattan bölgesinde bulunan 6’ncı Cadde’de bir kaldırımda dikiliyordu. Elinde tuğla büyüklüğünde bir elektronik cihaz vardı.

O cihaz bir hücresel telefon yani bugünkü adıyla cep telefonuydu ve Cooper da bir cep telefonuyla konuşan ilk kişi oldu.

“Seni bir hücresel telefondan arıyorum. Ama gerçek bir hücresel telefon. Kişisel, elde tutulabilen, taşınabilir bir hücresel telefon” dedi Cooper hattın diğer ucundaki kişiye. O kişi AT&T’nin sahibi olduğu Bell Laboratuvarları’nın başındaki isim olan Joel Engel’di. Engel ve Cooper uzun süredir ilk hücresel telefonu geliştirecek kişi olma yarışı içindeydi.

Hücresel telefonların tüketicilerin kullanımına sunulması için daha 10 yıl vardı belki ama o gün 6’ncı Cadde’de Cooper’ı gören herkes, tarihin yazılmasına şahitlik etmişti.

2018’de New York’ta açılan “New Era” sergisi Cooper’a odaklanıyordu

HER DOĞAN BEBEĞE BİR TELEFON NUMARASI

Cooper’ın o telefon konuşmasını yaptığı günden bu yana geçen 50 yılda, çok şey değişti. O tuğla gibi cihazların yerini çok daha gelişmiş, hızlı, cebe sığacak kadar ufak ve ince versiyonları aldı. (Bu telefonların Türkçede “cep telefonu” olarak anılmasının ne kadar isabetli bir isimlendirme olduğu ortada.) Yeni nesil telefonlar hayatımızın her alanında kendine yer buldu, sektörleri, kültürü, kendimizle ve toplumun geri kalanıyla olan ilişkilerimizi yeniden şekillendirdi.

Hücresel telefonların bu kadar yaygınlaşmasına ve bunca etkili olmasına hazırlıksız yakalananlar oldu elbette. Ancak Cooper’a göre, bu cihazların insanlığın çoğunluğu için vazgeçilmez bir konuma geleceği daha ilk günden belliydi.

Bugün 94 yaşında olan Cooper, CNN’e yaptığı açıklamada, “Herkesin bir hücresel telefonu olmasına şaşırmıyorum. Eskiden anlattığımız bir hikâye vardı: Bir gün her bebeğe doğar doğmaz bir telefon numarası verileceğini, telefonu cevaplamadığınız gün öldüğünüzün anlaşılacağını söylerdik” diye konuştu.

“BİZİM ÖNEMLİ OLMADIĞIMIZI DÜŞÜNÜYORLARDI”

3 Nisan 1973 tarihli o ilk konuşmadan önceki aylarda, Motorola ile AT&T’nin efsanevi araştırma kolu olan Bell Laboratuvarları arasında kıyasıya bir rekabet yaşanıyordu. Bell Laboratuvarları daha önce transistörü geliştirmiş ve birçok önemli inovasyona imza atmıştı.

Cooper, o günleri, “Onlar dünyanın en büyük şirketiydi. Biz ise Chicago’da kurulmuş küçücük bir şirkettik” sözleriyle anlattı ve ekledi: “Bizim çok önemli olmadığımızı düşünüyorlardı.”

Cooper 2011 yılı Webby Ödülleri’nde

Dolayısıyla rakibi Engel, Cooper’ın kendisini aramasından pek memnun olmamıştı. Cooper’ın kendisine nispet yaptığını düşünüyordu.

Yine de Engel’in kendisine oldukça nazik davrandığını belirten Cooper, “O gün bugündür Joel, o telefon görüşmesini hatırlamıyor. Eh, bence haksız da değil” ifadelerini kullandı.

1 KİLOGRAM AĞIRLIĞINDA ‘CEP’ TELEFONU!

Cooper, Engel’i aramasından sonra imalat sorunları ve devlet kurumlarının regülasyonları nedeniyle, hücresel telefonların geniş kitlelere yayılmasının geciktiğini belirtti. Örneğin, Cooper’ın bugün “danışman” sıfatıyla parçası olduğu Federal İletişim Komisyonu, rekabeti sağlamak için telsiz kanallarının nasıl paylaşılacağını belirlemekte epey zorlanmıştı.

Kısa adı DynaTAC olan Dinamik Uyumlu Toplam Alan Kapsama telefonunun bir versiyonu piyasaya ancak 10 yıl sonra sürülebildi. Telefonun fiyatı 3.900 dolardı. “Wall Street” filminde Gordon Gekko karakterinin kullandığına benzeyen cihazın ağırlığı 1 kilogramın üzerinde boyu ise 30 santimetre civarındaydı.

(Bir kıyas yapmamız gerekirse, günümüzde iPhone 14’ün ağırlığı 170 gram boyu ise 15 santimetrenin altında. Fiyat bağlamında da ABD’de 200-300 dolara Android işletim sistemli akıllı telefonlar bulunabildiğini belirtelim.)

Michael Douglas’ın canlandırdığı Gordon Gekko Motorola 8000X DynaTAC kullanıyordu

Modern hücresel telefonların yaygınlaşması ancak 90’lı yıllarda mümkün oldu. Bu dönemde cihazlar her geçen gün biraz daha küçüldü ve daha kullanıcı dostu bir hal aldı. Pew Araştırma Merkezi’nin 2021’de gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre, bugün ABD vatandaşlarının yüzde 97’si şu veya bu şekilde bir hücresel telefon kullanıyor.

Türkiye’de cep telefonu kullanım oranları da oldukça yüksek. 2020 yılında Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) ile İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Fakültesi iş birliğinde hazırlanan Mobil İletişim Sektör Raporu’na göre Türkiye’de yetişkinlerin yüzde 98’i cep telefonu kullanırken, bunların yüzde 77’si akıllı telefon kullanıyor. Statista’nın 2022 verilerine göre ise Türkiye’de 55 milyon akıllı telefon kullanıcı var. Diğer ülkeleri de kapsayan listenin ilk üç sırasında 953 milyon kullanıcı ile Çin, 492 milyon kullanıcı ile Hindistan, 273 milyon kullanıcı ile ABD yer alıyor. Listedeki diğer ülkeler ise şöyle: Endonezya (170 milyon), Brezilya (118 milyon), Rusya (102 milyon), Japonya (83 milyon), Meksika (74 milyon), Vietnam (66 milyon), Almanya (66 milyon), Bangladeş (61 milyon), İran (57 milyon), Türkiye (55 milyon), Birleşik Krallık (54 milyon).

 

“TEKNOLOJİNİN AMACI UNUTULUYOR”

O ilk aramadan bugüne geçen zamanda, Cooper, hücresel telefonların dönüştürücü gücüne dair bir kitap yazdı, pek çok şirket kurdu, konferanslar verdi ve medyaya pek çok sefer açıklamalarda bulundu. Ancak bu Cooper’ın modern teknolojik ilerlemeleri her boyutuyla benimsediği anlamına da gelmiyor.

Cooper, “Pek çok mühendis, teknoloji dedikleri şeye ve cihazlara, yani donanıma o kadar çok takılıyor ki teknolojinin amacının insanların hayatlarını iyileştirmek olduğu unutuluyor” dedi ve ekledi: “İnsanlar bunu unutuyorlar ve ben bunu onlara hatırlatmak zorundayım. Biz insanların deneyimlerini iyileştirmeye çalışıyoruz. Teknolojinin bütün olayı bu.”

Bugünden 50 yıl geriye baktığında, telefonların insanlığı getirdiği noktayı büyük oranda onayladığını söyleyen Cooper, şu an iPhone kullandığını (bir önceki telefonu Samsung’muş), Apple Watch’unu kullanarak ne kadar yüzdüğünü ölçebildiği ve işitme cihazını telefonuna bağlayabildiği için çok mutlu olduğunu belirtti.

Teknolojinin ilerlemesinin topluma olan faydalarının yanında zararlarının çok daha az olduğunu da sözlerine ekleyen Cooper, “Ben bir iyimserim. Cep telefonlarının bazı dezavantajları olduğunu biliyorum. Bu telefonların bağımlısı olan insanlar var. Karşıdan karşıya geçerken telefonla konuşan insanlar var. Genele bakıldığında bence hücresel telefonlar insanlığı olumlu yönde değiştirdi ve bu gelecekte de devam edecek” ifadelerini kullandı.

CNN International’ın “50 years ago, he made the first cell phone call” başlıklı haberinden derlenmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*