0

Cerrahi müdahaleden önce tanı ve teşhisin doğru yapılmasına dikkat

Vücuttaki ağrıların herhangi bir hastalığın habercisi olabileceğini belirten Özel Denizli Tekden Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Prof. Dr. Bayram Çırak, ağrıların değişik sebepleri olduğunu ağrının yerinin yanı sıra uyuşukluk, hissizlik, güçsüzlük, yanma, üşüme gibi başka belirti olup olmadığı araştırılarak teşhis koymak gerektiğini söyledi. Bacaklarda ağrı yapan hastalıkların en sık karşılaşılanları sıralayan Prof. Dr. Çırak; “Yürüme güçlüğü ve bacaklarda ağrı yapan hastalıkların en sık karşılaşılanları bel fıtıkları, bel kayması, omurilik kanal darlıkları, omurga ve omurilik hastalıkları gibi beyin cerrahisini ilgilendiren hastalıklar, diyabet, romatizma, osteoporoz gibi metabolik hastalıklar, diz ve kalçalardan kaynaklanan ortopedik rahatsızlıklar, bacak damarları ile ilgili varis, pıhtı tıkanması gibi damar cerrahisi hastalıklarıdır. Bu hastalıkların ayırıcı tanısı yapılmadan hastayı hemen ameliyata almak doğru değildir. Bazen bu hastalık gruplarından aynı hastada birden fazla şikayet bulunabilir. Örneğin özellikle ileri yaş hastalarda hem diz ve kalçaya bağlı hem de belde yozlaşmış değişikliklere bağlı hastalıklar aynı hastada bulunabilir. Genellikle önce beldeki cerrahi sorunlar halledilip sonra diz veya kalçadaki sorunlara müdahale edilir. Bu tip durumlarda öncelikle hangi hastalığın tedavisinin yapılacağı ilgili branş hekimlerinin birlikte konuşarak karar vermesi gereken bir durumdur” dedi.

“Omurga füzyonlarında implant ya da platin her cerrahi işlemde kullanılmamalıdır”

Ameliyat kararı alınan hastaya ne tür müdahalelerde bulunacağının da bilgisini veren Prof. Dr. Bayram Çırak, “Ameliyat kararı alınan hastaya ne tür bir müdahale yapılacağı da cerrahi tedavinin başarısını etkileyen önemli bir faktördür. Bel rahatsızlığı olan bir hastanın tedavisi planlanırken, hastayla beraber hastanın genel durumunu da değerlendirerek uygun cerrahi kararı verilmeli tüm seçenekler hastaya tam ve açık olarak anlatılmalıdır. Son dönemlerde omurga cerrahide platin malzeme kullanımı çok yaygınlaşmıştı. Ancak son zamanlarda yapılan birçok çalışmada görülmüştür ki omurga cerrahisinde hareketsizleştirme amaçlı implant kullanımı oldukça dar bir hasta grubunda kullanılmalıdır. Özellikle omurga kanal darlığı, yaşlanma veya dejenerasyonla oluşan omurga füzyonlarında yapılan cerrahilerde implant ya da platin kullanılmamalıdır” ifadelerini kullandı.

“Hastanın tüm şikayetleri sınıflandırılmalıdır”

Cerrahi kararı alırken mutlaka klinik durumun göz önünde bulundurulması gerektiğinin belirten Prof. Dr. Bayram Çırak, “Sonuç olarak hastanın tüm şikâyetleri sinirlere, kemiğe, damarlara, eklemlere, kaslara ait veya metabolik şeklinde sınıflandırılmalıdır. İçice geçmiş şikâyetlerin olduğu durumda hasta ilgili branşlara mutlaka danışılmalıdır. Cerrahi kararı alırken mutlaka hastanın muayene bulguları göz önüne alınmalıdır. Sadece radyolojik bulgulara bakarak cerrahi kararı vermek doğru değildir. Yani radyolojik olarak cerrahi görünen bir hasta klinik olarak cerrahi olmadığı gibi, radyolojisinde cerrahi bulgu olmayan hastanın klinik olarak cerrahi sınırlarda olduğu bir tablo olasıdır. Cerrahinin şekli hastanın şikâyetlerini-bulgularını yok edecek şekilde hastayla beraber karar verilmeli. Cerrahi sonrası yapılan işlem ile hastanın şikâyetlerine etkisi karşılaştırılmalı” diye konuştu.

Fadıl Pişkin
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir