0

David Attenborough: Kapitalist sistemin aşırılıkları dizginlenmeli

İngiliz çevreci ve belgesel yapımcısı David Attenborough, doğayı korumak için batılı ülkelerin aşırılıklarının “dizginlenmesi” gerektiğini ve bu durumda herkesin daha mutlu olacağını söyledi.

Attenborough, zengin ülkelerdeki yaşam standartlarının bir süre duraksamak zorunda kalacağını belirtti.

BBC Radio 5 Live’a konuşan kıdemli belgeselci, “çok fazla şeye sahip olanların payı belki biraz daha azaldığında” doğanın da yeniden canlanacağını vurguladı.

Sir unvanı da alan 94 yaşındaki Attenborough şöyle devam etti:

“Şu anda olduğundan daha ekonomik yaşamamız gerekecek. Bunu yapabiliriz ve böylece daha mutsuz değil, daha mutlu olacağımıza inanıyorum. Kapitalist sistemin bize getirdiği aşırılıklar bir şekilde dizginlenmeli.”

“Bu, kapitalizmin öldüğü anlamına gelmiyor; ekonomist değilim, bilmiyorum. Ama dünya halklarının, dünyadaki sıradan insanların, açgözlülüğün mutluluk getirmediğini anlamaya başlıyorlar.”

Doğaya yardımcı olduğumuzda herkes için daha iyi hale geleceğini söyleyen Attenborough, geçmişte doğaya daha yakın yaşarken “gezegende herkesin pay sahibi olduğu bir eko-sistemin olduğunu” ifade etti.

What Planet Are We On? (Hangi gezegendeyiz?) adlı 10 bölümlük podcast serisinin ilkinde konuşan Attenborough’nun yanı sıra seride Idris Elba, Lily Cole ve Jay Blades gibi isimlerle de röportajlar olacak.

Serinin ilk bölümü, Ekim 2018’deki Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) küresel ısınma ile ilgili raporunun ikinci yıldönümünde yayımlandı.

Raporda, 21. yüzyıl sonunda dünyada hava sıcaklığının 1,5 derece artması halinde olabileceklere dikkat çekiliyordu.

Attenborough, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın 26.sının, koronavirüs salgını nedeniyle ertelenmesiyle ilgili endişelerini de ifade etti.

Salgın döneminde seyahat, toplantılar ve iş yoğunluğundan arınmış bir şekilde, parkta veya bahçede otururken kuş cıvıltıları duymanın insana iyi geldiğini ve “neyin gerçekten önemli olduğunu hatırlattığını” belirtti.

Analiz: IPCC Küresel ısınma raporu

Matt McGrath – Çevre muhabiri

Ekim 2018’de yayımlanan IPCC raporu dünyayı kurtarmadı ama iklim değişikliği konusundaki en önemli dönemeçlerden biri olduğu söylenebilir.

Raporda iki şey netlik kazandı: Birincisi, içinde bulunduğumuz yüzyıl içinde küresel hava sıcaklığı artışını 1,5 derecede sınırlamanın 2 dereceye kıyasla ne kadar büyük fark yaratacağı.

Politikacılar yıllar boyunca 2 dereceyi dikkate almış, ancak raporda bunun riskli bir strateji olduğu ve bu durumda mercan resiflerinin yok olabileceği ve milyonlarca insanın sel tehlikesine maruz kalacağı açıklanmıştı.

İkinci nokta ise 2030 yılına kadar karbon emisyonu yarıya düşürülebilirse hava sıcaklığı artışının da 1,5 derecenin altında kalabileceği vurgusuydu.

Sorunun aciliyetine yapılan bu vurgular milyonlarca gencin harekete geçmesini ve politikacılara baskı yapmasını sağladı.

David Attenborough: Kapitalist sistemin aşırılıkları dizginlenmeli BBC

Ayhan Akman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir