Kur politikası deri ihracatını vurdu

Geçen hafta 10’uncusu düzenlenen deri ve kürk konfeksiyon sektörünün en önemli organizasyonu Antalya Leather&Fur Fashion Fuarı’na 20 ülkeden yaklaşık 1300 yabancı alıcı katıldı.

Ekonomim’den İmam Güneş’in haberine göre; fuar 2015 yılından bu yana en yüksek yabancı katılımını gördü. İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Güven Karaca, deri ve deri mamulleri sektörünün ilk 4 aylık ihracat verilerine göre Türkiye ortalamasının üstünde bir performans sergilediğini ancak nisan ayı itibariyle piyasanın negatife döndüğünü vurguladı. Sektörün ilk 4 ayda yüzde 4 büyüdüğünü kaydeden Karaca, “İhracatımızın artmasında 4-5 büyük firmanın aldığı önemli siparişler etkili oldu. Bugün itibariyle piyasada artış hissetmiyoruz. Alt sektörlerimizde düşüşler başladı. Bizim amacımız ihracatı tabana yayarak büyümek. Sürdürülebilir ihracatı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

İDMİB Başkanı Güven Karaca (sağda) ve TDKD Başkanı Gürkan Gözmen deri sektöründeki sorunları paylaştı.

PARA POLİTİKASI İHRACATÇI SEKTÖRÜ İTHALATÇI YAPTI

İhracat müşterilerini kura, içerideki müşterilerini ise reelde güçlenen TL’ye kaptırdıklarının altını çizen Karaca, şu bilgileri verdi: “Son 1-2 yıla bakarsak yatırımda ve üretimde gerilemedik ama kur ve enflasyon karşısında geriledik. Gelinen noktada sektörümüzde ithalat talebi arttı. Bu da cari fazla veren sektörümüzü gün sonunda negatife düşürdü. 2021 yılında 560 milyon doların üzerinde, 2022 yılında ise 250 milyon dolar civarında dış ticaret fazlası verdik. Sadece ayakkabıda yüzde 100’ün üzerinde ithalat artışımız var. Bu yılın ilk çeyreğindeki verilere göre de 55 milyon dolar açık verdik. Bu para politikası devam ederse ihracat biter, ithalat patlamaya devam eder. Yine de enseyi karartmadan faaliyetlerimizi, projelerimizi geliştirmeye, sektöre katkı vermeye çalışıyoruz. Bunun neticesinde istediğimiz sonuca ulaşacağımıza eminiz.”

Güven Karaca, sektörünün önündeki en önemli gündem maddelerini ise lojistik sorununu çözmek, e-ihracatı geliştirmek, aralarında Tommy Hilfiger, Calvin Klein gibi markaları bulunduran PVH başta olmak üzere 25 alıcıyı Türkiye’ye getirerek organizasyon yapmak olarak sıraladı.

KATMA DEĞERDE FARK YARATTI

Geçen yıl deri konfeksiyon sektörü olarak 236 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini söyleyen TDKD Başkanı Gürkan Gözmen ise yılın ilk 4 ayında yüzde 20’ye yakın büyüdüklerini belirtti. Sektörün her yıl düzenli şekilde yüzde 10 büyüme hedefi olduğunu kaydeden Gözmen, sözlerine şöyle devam etti: “Kullandığımız ürün kalitesi ve çeşitliliğimiz ile dünyada rakibimiz yok. Katma değeri yüksek ürünler ürettiğimiz ve rekabetçi şartlara alışkın olduğumuz için Çin gibi agresif bir şekilde sektöre giren ülkelere karşı yarışmakta zorlanmayız. Rakip ülkelerin ihracat kilogram fiyatları 30-35 dolar civarında bizim 145-150 dolar seviyesinde. Onların adet ve ciro bazı yüksek ama bizim de katma değerimiz daha fazla. Enflasyon karşısında düşük kalan döviz kuru ihracatçıların uluslararası pazarlarda elini zayıflatan en önemli faktör. Fiyatları artırmakla bunu dengeleyemeyiz. Müşteri kaybetmeye doğru gideriz.”

KREDİ VERMEMEK İÇİN İNOVASYON YAPILIYOR!

Finansmana ulaşımın hala en büyük problem olduğuna dikkat çeken İDMİB Başkanı Güven Karaca, neredeyse tüm sektörlerin paraya ulaşımının imkansız hale geldiğini vurguladı. Eximbank tarafında da benzer sorunların yaşandığını belirten Karaca, “Eximbank, kredi vermeme konusunda hiç bu kadar inovatif olmamıştı. 15 Mart’tan itibaren bozdurduğumuz para kadar kredi kullanabiliyoruz. Zaten parayı ihracat yapmak için istiyoruz. İhracat yapınca da dövizimizi bozduruyoruz. Ters matematiğe geçtiler. Eximbank’ın bütçesi belli. Türkbank’ın İGE AŞ tarafından satın alınması olumlu. Sadece ihracatçıya uygun koşullarla kredi sağlanırsa faydalı olur” dedi.

“OSB VE BÖLGE TEŞVİKLERİ DEĞİŞTİRİLMELİ”

Deri OSB projelerini devreye almaya çalıştıklarına değinen çeken Güven Karaca, “OSB ve bölge teşvikleri tamamen değiştirilmeli. Çünkü mevcut planda deprem konusu yoktu. Bütün teşvik sisteminin depremi öngörerek yeniden oluşturulması lazım. 30 yıllık bir plan olmalı. Her sektöre bir yer gösterilmeli. Sektörlere taşınmaları için uzun vadeli krediler tahsis edilmeli, gidilen bölgelerde uzun süre 6’ncı bölge teşvikleri verilmeli. Aksi halde deprem bölgesi olan İstanbul’u taşıyamayız” diye konuştu.

Deri konfeksiyon firmalarının bulunduğu Zeytinburnu’nda yapıların yüzde 90’nının depreme dayanıklı olmadığına dikkat çeken TDKD Başkanı Gürkan Gözmen de “Firmalarımızı bugün için şehir dışına çıkarmak mümkün görünmüyor. Günlük ve anlık sipariş alıyoruz. Sektör ayakta böyle duruyor. 4-5 seneden önce Zeytinburnu’ndan çıkmak zor olur. O yüzden acil dönüşüme gidilmeli. İşletmelerin bulunduğu yerde güçlendirme çalışmaları için kredi ve teşviklerin sağlanması lazım” talebinde bulundu.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir