Gurme bir keyif adası: Kos

Gidilecek yollar, görülecek yerler, sarılacak dostların hayaliyle uzun bir aradan ve kalabalıklar elini ayağını çektikten sonra en sevdiğim mevsimde karşı kıyılara yelken açtım. Kos’ta özellikle lezzetlerin peşinde çok zaman harcadım ve kilometrelerce de yürüyünce korktuğum gibi kilo almadan dönebildim. Turist kalabalığının olduğu temmuz-ağustos aylarını takvim dışı bırakın. Eylül hatta artık ekim ayının adalar için en iyi zamanlar olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum.

İzmir’den 3,5 saatte Bodrum’a otomobilimle geçtim. 22 euro feribot ve 20 dakika sonra Kos’tasınız. En zor beğenen gezginleri bile mutlu etmeye yeten mistik havasıyla sonbaharda bir başka güzel. Önemli arkeolojik alanlar, muhteşem mimari anıtlar, zeytin ve üzümlerle dolu vadiler ve turkuvaz renkli plajlarıyla her zevke uyan bir yüzü var. Kos’ta her zaman Aqua Blue Otel’de kalıyorum ama her ihtiyaca ve bütçeye uygun başka birçok alternatif bulabilirsiniz. Sezon sonu olduğu için geceliği 60 euro’ya kahvaltı dahil çok güzel oteller var. Caterina Otel ya da Koia’yı da tavsiye edebilirim.

Kos’un ana kasabası, üç ayrı bölgedeki çok sayıda önemli arkeolojik alana sahip. En çok ziyaret edilen Herkül Kutsal Alanı, antik dünyada türünün en büyüklerinden biri olan Agora ve limandaki revaktan (stoa) oluşuyor. Miken kalıntıları, Batı Bölgesi Antik Stadyum ve tanrıça Avrupa’nın kaçırılışını tasvir eden dünyaca ünlü mozaikli ev beni çok etkiledi. Kasabanın simgesi ortaçağdan kalma Neratzia Kalesi hem yüksekliği hem de genişliği açısından oldukça heybetli ve Oniki Ada’daki hanedan mimarisinin hayatta kalan en güzel örneklerinden biri.

KIYAFETLER YARI FİYATINA

Antik dünyanın önde gelen şifa merkezlerinden biri olduğu söylenen Asklepion da burada. Tapınaktan geriye günümüzde sadece temeller ve birkaç sütun kalmış olmasına rağmen etrafından geçmek, havasını solumak yetti. Hipokrat’ın tıp okulu olarak kullanıldığı sanılan Portiko’dan günümüze ulaşan birkaç sütunu görmek bile heyecan verdi. Hipokrat’ın tedavilerinde kullandığı yaklaşık 200 bitkiyi içeren büyüleyici bir Botanik Bahçesi de var.

Adada Türk izleri için Cezayirli Hasanpaşa (Lonca) Camisi ile Defterdar Camisi ve onlarca Osmanlı mimari tarzında evin sıralandığı sokakları gezebilirsiniz.

Seyahatlerimde bir diğer tutkum alışveriş. Yunan adalarındaki rengârenk kıyafetler ve sandaletlere bayılıyorum. Eylül başı tüm kıyafetler yarı fiyatına iniyor. Lefos’tan yine bir çift el yapımı sandalet aldım. Ayrıca mağazanın içindeki atölyede bunların yapımını izleyebilirsiniz. Nisi de uğramayı sevdiğim bir başka durak. Lüks hediyelik eşya, el yapımı çanta ve zarif şapkalar satıyor. Platanos Meydanı’ndaki Imaginarium’daysa orijinal objeler ve hediyelik eşya bulabilirsiniz.

Pandrosia’da, Pavlos Drosos ve kızı Krystallenia’nın organik ve sürdürülebilir aloe vera çiftliği görülmeye değer. Taze aloe vera içeren kozmetikler üretiyorlar. Pili’deki çiftliklerini gezip görmenizi, ürünleri test etmenizi öneririm. Gastronomos yemek dergisinin ‘Muhteşem Tatlar Yarışması’nda 5 defa birinci olan Thymeli balı da Kos’un en özel ürünlerinden. Bu muhteşem lezzeti yakalamak için arıları Kalimnos ve Kos’un el değmemiş ormanlarında gezdiriyorlar.

Dünyayı dolaşan seyyah Ippokratis Kourounis tarafından yaratılan ve şu anda Yunanistan’ın en iyi yeni artizan peynir markası kabul edilen Koaki Gi’yi de ziyaret ettim. Marmari’deki çiftlikte keçi sütüyle yapılan peynirlerden 24 ay boyunca olgunlaştırılan en kaliteli graviera peyniri ve şarap için sıkılan şıra içinde yıllandırılan dışı kızıl krasotyri peynirini tatmanızı öneririm.

Artık Kefalos’un büyülü plajlarını da bir başka yazıda anlatırım.

NE YEMELİ?

Küresel bistronomi trendini başarılı şekilde uygulayan Broadway’i ilk sıraya koydum. Karnabahar kremalı levrek ve yabanturpu suyunda pişirilen deniz ürünlerini tatmanızı tavsiye ederim.

Albergo Gelsomino Oteli’nin mutfağı yüksek kalitede. Vejetaryen tadım menüsü de var.

Klasiklerimden Barbouni’ye de uğradım. Ediaroglou ailesi, modern ve yaratıcı deniz ürünleri hazırlıyor. En sevdiğim tarama ve kamkatla kurutulmuş levrekten el yapımı pastırma.

Etseverlere 5’inci nesil kasap Michalis Svinos’in restoranı Hasapaki’yitavsiye ederim. Cumartesi geceleri daha sofistike yemekler de yapıyorlar.

Lambros Restoran ise ‘souvlaki’siyle ünlü. Tatmanızı tavsiye ederim.

Yeni açılan Coppa, popüler bir Yunan tarzı lokanta ve şarküteri. Sebze güveç, oğlak dolması gibi klasik yemekler var. Pazar günleri odun ateşinde nohut yahnisi ya da kil çömlekte yavaş pişirilen etli yemekler yapılıyor. Hepsi çok leziz.

Adanın Doğu mutfak mirası da çok zengin. Ali’de baharatlı köfte, lahmacun ve ev yapımı kazandibi deneyin. 1955’ten bu yana muhteşem kebap çeşitleri sunan Arap’ı da kaçırmayın. Şerbetli ekmek kadayıfı veya saraylı tatlısını tavsiye ederim.

Varouz manda sütüyle mükemmel çıtır yufka, kadayıf ve kazandibi yapmanın sırlarını, İstanbul’daki ailesinden öğrenen Ermeni Varouzian’ın tatlıcısı.

Ariston 1952’den bu yana bölgenin en iyi kremalı turtasını yapıyor. Saat 13.00’te tüm ürünler bitiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx